Fıkıhın
lugat manası derin
ve ince anlayış
demektir. İnsanlar
arasında ilişkilerle
ilgili olarak dini
hükümleri
ayrıntılarıyla
bilmektir. Fıkıh
ilmi, Allah ın hangi
emrinin nasıl
uygulanacağını
anlatır.
Hadis i şerif: “Bir
saatlik fıkıh
meclisi 60 senelik
nafile ibadetten
daha efdaldir.”
EDİLLE’İ
ŞER’İ
Bu dinin esası
dört şeye bağlıdır.
Buna Edille’i Şer’i
denir. İman
davasında bulunan
insan bu dört şeye
sıkıca sarılırsa,
selamete çıkıp
felaha erer .
Bu dört şeyin
esası Kur’an,
Sünnet, İcama’i
ümmet, Kıyası fukaha
dır.
Edille’i Şer’inin
esasları
1-Kitap: Kitaptan
maksad Kur’anı
mübindir. Allah’ın
yapın emirlerini ve
yapmayın diye yasak
ettiği emirler hep
Kur’anda mevcuttur.
2- Sünnet:
Peygamberimizin
mübarek sözleri,
işleri, görüpte men
etmeksizin sükut
buyurmuş olduğu
şeylerdir.
3-İcma-i ümmet: Her
asırda bulunan bütün
müctehidlerin bir
hadisenin şer’i
hükmü hakkında
ittifak etmeleridir.
Rasulü Ekrem s.a.v.
efendimiz; “Ümmetim
dalalet üzere
toplanmaz.”
“Müslümanın güzel
gördüğü bir şey,
Allah indinde
güzeldir.”buyurmuştur.
4-Kıyas-ı Fukaha:
Bir hadisenin kitap
ile sünnet ile veya
icma-i ümmet ile
sabit olan hükmünü
aynı illete aynı
sebebe aynı hikmeti
mebni o hadisenin
tam benzerinde izhar
etmekten ibarettir.
Bu hükümde güzelce
düşünülünce
anlaşılır ki yine
kitap ile sünnet ile
veya icma ile
sabittir.
EF’ALİ
MÜKELLEFİN GÖREVLERİ
Dinen
mükellef yaşına
gelenlerin yapmakla
yükümlü oldukları
şeylerdir.Mükellef
yaşı erkeklerde 12-
15 yaşlarıdır.
Kızlarda 9-15
yaşlarıdır.
FARZ:
Yapılması dinimizde
delil-i kat-i ile
sabit hükümlerdir.
Misal: Namaz, oruç,
gibi
Farzın hükmü:
işlenmesinde sevap
vardır. Terkinde
azap vardır. İnkar
eden dinden çıkmış
olur. Farz ikiye
ayrılır. Farz-ı ayn,
farzı kifaye
a-Farz-ı kifaye:
Yerine
getirilmesi her
müslümana ayrı ayrı
borç olmayan, bazı
insanların
işlemesiyle
diğerlerinden düşen
farzlardır. Cenaze
namazı kılmak gibi.
b-Farz-ı ayın:
yerine
getirilmesi her
müslümana ayrı ayrı
borç olan,
farzlardır. Beş
vakit namaz, oruç
gibi.
Vacib:
Yapılması delil-i
zannı ile sabit olan
vazifelerdir. Örnek
, vitir namazı,
bayram namazları
gibi
Vacibin hükmü:
Vacibi terk eden
vazifelerini eksik
yapmış olur. Ahrette
azap çeker.
Sünnet: farz
ve vacip olmayarak,
peygamberimizin
ibadet niyetiyle
yaptığı şeylerdir.
Örnek, teravih
namazı, nafile
ibadetler gibi
Sünnet ikiye ayrılır
a-sünnet-i müekkede:
Peygamber
efendimizin devamlı
yapmış olduğu
sünnetlerdir. Sabah,
öğle, akşam
namazlarının
sünnetleri gibi.
b- sünnet-i gayri
müekkede:
peygamber
efendimizin bazen
terk ettiği
sünnetlerdir. İkindi
namazının sünneti le
yatsı namazının
sünneti gibi.
Hükmü: terk
edenler dünyada iken
peygamber efendimizi
gereği gibi
sevemezler. Ahrette
şefaatinden mahrum
kalırlar.
Müstehab:
Peygamberimizin
bazen yapıp bazen
terk ettiği ve
yapılmasını tavsiye
ettiği şeylerdir.
Mübah:
yapılmasında sevap
olmadığı gibi, terk
edildiğinde günah
olmayan şeylerdir..
yemek içmek,
oturmak, kalkmak
gibi.
Haram:
Allah’ın açıkça
yasak ettiği
şeylerdir. Ana baba
ya asi olmak,
hırsızlık, ,çki
içmek gibi
Haramın hükmü:
haramı terk edene
sevap, işleyene ikaz
ve ceza, haramı
inkar eden ve harama
helal diyen dinden
çıkar.
Mekruh: Yapılmaması,
yapılmasından daha
hayırlı olan işlere
denir. Namaz ve
abdestin mekruhları
gibi.
Mekruh ikiye ayrılır
a-
Tahrimen mekruh:
ikindi namazını
geciktirip gün
batarken kılmak
gibi. Vacipleri terk
etmek gibi.Harama
yakındır.
b-
Tenzihen mekruh:
sünnet ve
müstehapları
yapmamak bu kısma
girer.
Müfsid: başlanmış
bir ibadeti bozan
şeylerdir. Namazda
başkasının duyacağı
kadar gülmek gibi.